Haklı gurur kampanyamız tüm egoshop’larda devam ediyor! Çok geç kalmadan hızlıca alın. Bir sefer daha gelirse alabildiğiniz son noktaya kadar izleyin…

Kısa film 8 bize bazı hayatsal detaylı bilgileri veriyor diye başlıyoruz sizlere bir çırpıda. Geniş geniş büyüyen kitleler neremizde çıkacak soruyoruz? Hep mi bilmemiz gerekir ki bilmeye çalışalım. Yumuşamış geçişler artık seni daha çok seviyorsa hangi korkularınla yüzleşirsin?

Ve ey savaşan askerlerim! Ben geldim. Tanrınız diyor filmin bir sahnesinde ki biz etkilendik.

“Yıkık döller ve çirkin dudaklar diye devam ediyor. Büzüşmüş tırnaklar ve yorulmuş hantal vücutlar. Biliyorsunuz istemeye istemeye ölmeniz gerektiğini ve biliyorsunuz sizi tanımlayan inancın sembolik bir değere bağlı kalması gerekliliğini. Haklılıklarımızla varız ve bu kafayı sonumuza kadar savurur, güçlendiririz. Büyüyerek gelenden kaçınılmaz çünkü bu sistem! diye bilinir. Ulaşılabilirliği en yüksek zamanda olan! Ağrılarımızda birer ağda gizli gibi. Mobil ağda. Hatta sanırız bazı insanlar mobil ağlar da gözyaşları görünmez. Çok etkileyici bulduğumuz küçük mantık hatalarından birindeyiz, bir daha dönelim.”

Biz kimiz? ve! Burası neresi?

yabancı animasyon klipler izle
animasyon, video klip

Tanrısal bir yaratım hakkımız olsa da hayatlarımızda, kendi hislerimizi düşlediğimizde; klişelerin arkasından gidecek kadar budala olmadığımızın da farkına varabiliyoruz. Utandık ki ne utandık? Çürük düşler sokağında yalanlarındaydık. Korkular neden hep mahlukat görüntüsüyle veriliyor pek anlamıyoruz kısa film boyunca? Neden korku duygusu hep canavarsı geliyor insanlığımıza onu da çok anlamıyoruz aslında? Neden ışık dediğimizde düşlediğimiz sevgiden zevk alamıyor gibi hissediyormuşuz? Bu bölünmüşlük neden? Ne gerek varlara bir yenisi daha eklenirken…

Bulutlardayım, çünkü ben savaşın tanrısıyım…

Kısa Film, Animasyon

Savaş tanrısı tanımına oturmak için ne gerekiyor? İlgili ve yetkili üniversitelerin “yetiştirme tarzlarına” başvurularda mı bulunmalıyız? Yani gerek yok. Nedeni bile sorulmaz.

İçinde bulunduğumuz durumu savunamayan binlercesiyiz. Bizim de varlığımız haklılıklarla dolu. Biz de herşeyin en iyisini, güzelini yaşamak istiyorduk ve eninde sonunda bir yolunu bulduk. Bu kadar karışık olan sadece süsüyse ortada kalan çok değerli olmalıydı dedik hep içimizden.

Ama olsundu biz savaşı da severdik ki bu çok güçlü bir duyguydu. Dünyada savaş duygusunun gücüne karşılık verebilecek bir duygumuzun olmayışında yatıyor bütün bu kirli görüntülerden oluşan düşüntü. Düşüntüye bok demeden önce aynayı hayal edip öyle mi yorumlamalıyız?

İçimizdeki dünyada savaşın ve barışın haklı sebeplerle var olabileceğine inanıyoruz ve ancak sevgiden yapılmış bir ışığın barış duygumuzun kapalı kapısını tıklayıp onu açabildiğini düşünüyoruz. Kısa filmi izlerken 3. el silah sesini duymuyor olmamızın getirisi bu. O zaman seni neden öldürmeliyim? Bu anti-militarizm değil. Bu alakası bile olmayan bir konu ki hedef kitle optimizasyonunda değerli bir rolünün olmadığını iddaa edemeyebiliriz. Rahatsızlık mı verici? Bu konuda bizde hem fikiriz hepimizle. Neredeyiz ama? Hep bir gruplaşmalardayım bende sen kadar. Hep bir kafadayım sahip olmakla olmamak arasında.

Düşüncelerimizin arsızlığından utanırsak nereye başvurmalıyız? Doktor kim olacak?

cannes film festivali

Zaman; zaman zaman, kendi zamanımızdan, bir çırpıda bizi alıkoyan tıpkı minik şair ve cici kuşun arasındaki aşkta yer alan, gökyüzü mavisinden gelmiş ve pembiş yanaklarınızda patlayan büyük zerafet. Sonsuzluk gibiymiş… miş gibiymiş… Çok güzel. Böyle varız. Deliyiz meliyiz ama iyi olmayı tercih etmeyenleri de sevebilen varlıklarız. “Biz hepimiz aslımızda böyleyiz.” Bu bir gerçekleştirme operasyonu olabilir kendi içinde ama yine de bilmemiz gerekir ki “gördüm. gördümler hep bir hayal. hep bir bâtıl daha içlerimizden yükselen zifiri karanlıklarda.” Görüntüyle buluşsunlar ki çözülsünler o kapalı kapılardan çıkan karanlık duygular. Gitsinler artık senden ve senin gibi olan herkesten.

İzlemede kalalım ve community çabamıza destek verelim. Fakiriz şimdilik paylaş butonumuz yok ama olsun. Gözbebeği gibi bir şey bu bizi izleyen ve bize izleten.

Yaratıcımıza şükürler olsun diyerek aminlerimizi büyük kulplu bardağımıza doldurduğumuz sıcak suyla karıştırıyoruz. Lesshcafe’de var orda al istersen. Ama içme içme ciğerine yazık.

Kısa film 8 gerçekten çok iyiydi! Fikren harika. Bastığın yeri mayın diyerek geçme tanı. Özel mülkiyet, reklam yasaktır tabelasına bakıp tükürdüğünde ne kazanmış olursun? Dikkat etmeyi ihmal etmeyelim, 3. eli atmayan kazanır.