Uzaklarda kaldığımız sıfırların ve birlerin gücünden beslenen tüm dijital varlıkların zihinsel kopyaları, ayrışamayız çünkü zaten bir olandan bir başka tane dahayız.

Hızlı büyümelere önemli etkilerden biraz etki daha verdiğimiz, vicdani azaplarımızı suretlere yükleyen animasyon film “Reverie” kalan son parça aklımızı da aklayıp gitmeyi, giderken arkasına bile bakmamayı bir misyon edinmiş olacak ki; şöyle güzeldi, böyle harikaydı dedirtmedi kendisine de yalnızca izletti. Oha üzgündük!

Küçük şeytan kuşların peşine neden düştü? Bize de biri anlatsın.

Yer yer ve zamansızlık ilkesine bağlı kalarak paylaşmayı sevdiğimiz şu ilahi animasyon sen adamı güldürürsüne özel; bilakis muhtemel, çiçeksi  bir periyodun algoritması hakkında farklılıklara koşamadığımızdan olsa gerek modu hep sıfıra eşitleyip işin içinden çıkmaya çalışıyoruz. Elimizden gelenin gözünüzün önünde olandan farkı da ilkokulda herkesin içinde yediğimiz dayaklar olsa gerek desek de üç aşağı bir de yukarı gidip sonra yine başlangıç noktasında kalmanın dayanılmaz güvenliği üzerinden yaşamaya biz adına devam ediyorduk.

Üzücülüğünden ötürü kahraman götü gibi hissetmemize vesile olan animasyon film Reverie’nin çok opsiyonlu hayatlarımızdaki yegane tutumumuzun beslenmek olmasını da yanımızda tutmadan edemiyoruz.

Çok da vıdı vıdılara düşüp büyülü müyülü cümleleri kafa karıştırmacalara düşürmeden kendimizi ele vermenin dayanılmaz hafifliğinde, sizi Reverie ile baş başa bırakıyoruz. E ben bunu izledim ama bişey anlamadım diyenler için geliyor “Kimde o?”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.