2017 yılındayız ve LGBT filmleri izlemeyi çok seviyoruz. Tümden gelip kendimize giderken en tok hallerimiz ve en net karakterlerimizle varız.

LGBT film, 2017 yılını yarıladığımız şu zamanlarda dosya konumuz olunca akan suları durdurabilecek güce sahip olduğumuzun farkındalığıyla, sizlere hep yeni bir algı, temiz bir anlayış sunmak istiyoruz. İfadelerimizi taşıyan sözlerin samimiyetine güvendiğimiz gibi Ruby Rose‘a da güveniyoruz. Onun eli değerde kötü iş çıkar mı? Hayır, buna inanmıyoruz.

Rose 12 yaşında lezbiyen kimliğini açıkladı. Cinsel kimliği yüzünden okul arkadaşları tarafından sonu intihar teşebbüsüne gidecek derecede sözlü ve fiziksel istismarlara, sataşmalara maruz kaldı.”

Bu ifade Wikipedia tarafından Ruby Rose‘u anlatan bir madde. Her zaman olduğu gibi yine üzücü ve düşündürücü bulduk durumunu. Üzülmek ve kararlı olmak arasında bir seçim yapma hakkı veriyorsa hayat size, en baştan reddedip karşı koyduğumuz şeyin bir kimlik değil bir insanlık hakkı olduğunu idrak etmemizin önemini fark etmeliyiz. Vurgularımızla insanız biz ve olduğumuz kadar güzeliz. Ruby Rose gerçekten çok güzel bir kadın. Maybelline‘in Avustralya yüzü. İzlediğimiz görüntüleri eleştirmekle yükümlü değiliz elbet ama yine de hassas davrandığımız konulardan birindeyiz ki bu da düpedüz Cinsiyetçilik.

Cinsiyetçilik üzerine ansiklopediler dolusu bilgiler yazabiliriz. Belki milyonlarca insana bunun ne kadar savunmasız bir uğraş olduğunu da aktarabiliriz. Ama yine de biz elimizi durun! diye kaldırdığımız her anda, irili ufaklı bamya kafaların önümüzde uzun setler oluşturmasını zalimce ve ahmakça bulmaya devam ediyoruz. Kimin neye inandığı buradaki en büyük soru? Ama kopacak bir şey yok. Hani diyoruz ya herkes olduğu gibi güzel diye burdayız işte tam. Kimin kimi ne kadar tahrip edecek gücü varsa onun temsilciliğini yaşıyoruz yeryüzünde. Bu bize çok anlamsız geliyor ama içimizdeki sessizliğin yalın ve kalın harflerinden bir cümle dizsek sanırız şöyle bir şey çıkar bu duruma ithafen;

Sen sensin bende benim. Benden ayrı görünmekten lütfen artık vazgeçer misin?

Ruby Rose, Break Free ile enteresan bir değişim izletmiş bulundu bize. Güzel yüzünden, saçlarından, makyajından sıyrılan bu kutu kalpli kadının nasıl tam tersi düzeyde bir hareket çizgisine de geçebildiğini gördük, yorumladık. Hani kadını kadın yapan misyonların gerçekliğine inanmıyoruz ama erkeğin erkek oluşunu kanıtlayan kimi bazı saçma tavırları da destekliyor değiliz Rose‘un aksine. Bir kimliği acıyla terk edip zıt kutuptaki kimliği anlamsızca ve gözü dönmüş bir şekilde savunmak sanırız ki çok doğru bir tavır olmayabilir hayatta. Yo biz utanmadık, Rose utansın. Neden dimi? Ona da gerek yok tabi.

 Kadın olmak yeterince cesur bir fikir değilse bende kendimi delikanlılığımla kanıtlarım diyen lezbiyen! Merhaba biz yine de dostuz.

Konu derinlerde gittikçe aşağılanmış ve preslenmiş görünüyor. Özellikle aynada kendine küfürler saçıp “ne kadar güçlü bir adam” dedirttikten sonra bize, bir sigara içişi var ki Rose ablanın, kafamızın neresini nereye vura vura ritm yakalamamız gerektiğini bir türlü anlayamadık. Didinmek gibi de değil sanki ama samimi gelmiyor bazen işte. Yani bunu bir açıklığa kavuşturamıyoruz.

Neden kişi bir koloniye yön verebilecek durumdayken bir sürünün ardına düşsün ki?

Bunların hangisi misyon hangisi sensin nereden bilebiliriz değil mi? Biliriz aslında. Sana bakınca, sen anlatınca, sen gösterdikçe biliriz seni her zamankinden biraz daha çok. İnsancıl olmayan yönlere ateş etmek zalimceyse buna karşı gelmek neyin kanıtı? Neden erkek gibi güçlü olmaya çalışan kadının dünyasında yaşıyoruz? Bunu gerçekten anlaşılır bulmuyoruz. Yani matematik testinde 2 şıkkımız varmış ta başka bir hayat mümkün değilmiş gibi bir gayretle ne kadar çok insanı etkileyip, haksız, yanlış yollara soktuğunu umarız fark eder Rose abla ve bize de “yanlış düşünmüşüz o öyle değilmiş” dedirtir.

Kendisini sevgiyle güzel kafalara uğurlarken sizi video kliple başbaşa bırakıyoruz. Siz siz olun en mühim isteğimiz. Ruby Rose böyle yaptı diye bu çok karizmatik güce tapınmadan önce bir iki kere daha düşünmenizi dileriz. Çünkü güç yaşlanıp ölen birşeydir ve geride kalan zihinsel aritmetikten geçen duygusal deneyimdir.

Kendinizi ve dünyamızın insanlarını daha çok ve daha çok sevmeniz dileklerimizle. Keyifli seyirler.