Eski ama altın değerinde ödüllü kısa film Room 8’in izlenilesi kısa filmler listesinde sıralamada olduğunu düşünüyoruz. Bizce ihmal etmeyin.

Kısa film izlemek çoğu zaman vakti nakti dönüştürmeyebilir ama hiç değilse insanlar neler düşünmüş, neler icra etmiş, nelerle nerelere gelmiş diye düşünmemizde de fayda olduğunu biliyoruz. Günün stresini her akşam bir kaç kadeh kısa filmle tamamlamanın verdiği keyifli kafalara sizi de davet ediyoruz. Gelen giden pek olmuyor biliyoruz ama olsun neticede daima insanız.

İnsanız demişken; insanların mahkumiyetleri, birbirlerini esir düşürmeleri ve bunu sistemleşmek olarak adlandırlamalarını en azından içinde yaşadığımız dünya için haklı buluyoruz bu yalan değil. Ancak öğretiler değişir, insanlar yönelir ve finalde bir kazanan ya da kaybedenin olmadığı o harikalar dünyasına geçebiliriz diye umuyoruz. Hayal gücümüzde bile olsa bunun değerini içten içe anlıyoruz.

Mutlu yıllar! diyene yüz çevirecek değiliz sonuçta onun kadar sen de mahkumsun.

Mahkumiyet temalı kısa film Room 8, bir hapisane kaçısını çok ta kaçamayacağımız bir evrende göstermiş bize. Hani içine girdiğimiz Bilgi Çağının altın fikri olan Paralel Yansımalar var ya içinde onu da barındırmış, Pandora’yı da. Hoş Pandora’nın kutusunda neyimiz var neyimiz yok pek bilmiyoruz ama en azından boş bir tabuta sığdırılmış koca yürekli bedenler olduğumuzun da hatrına varıyoruz film boyunca. Şöyle de düşünebiliriz aslında; yalanı icat eden insan bunu neden tanrıya ithaf etti? Çok merak ediyoruz bu büyük düşüncenin ardında yatan ve gözümüzün içine sokulan amacı.

ödüllü kısa film, room 8

İstikrarsızlıklaştıramadıklarımızdan mısınız?

Room 8 kısa film BAFTA (British Academy Short Film Fest) 2014 kazananı. Rus yapımı ve bizce de hak etmiş bu güzide emeğin karşılığını. Kısa filmi altyazılı izlemeniz pek mümkün. Evet 2014 eski bir tarih, bu süre içinde hiç mi çıkmadı Room 8 karşımıza? Yoo defalarca çıktı. Hatta youtube’da ödüllü kısa filmler aramasının sıralamadan düşmeyen filmlerinden. Ancak bir filmi izlemekle o filmi düşünmek arasındaki ince çizgideyiz daima. Evet size bu filmi özellikle bu şekilde aktarıyor olmamızın da haklıca bir sebebi var ki gördüklerimize ortak olmanızı diliyoruz.

Tanrım neler söylüyoruz! Lütfen…

Kafalarımızın güzel olmadığı herhangi bir anı boşa geçmiş sayıyoruz. Bir kafanın güzelliğini onu yücelten odağına oranlayarak anlıyoruz ki, bunun için içmemize de çok gerek yok aslında. Türkçe İmlâ Kılavuzu etkisi göstermeden ve daha ziyade ifadelerin ezgisinden, sezgisinden ve etkisinden kaçmadan, izlememiz gerekenleri paylaşmayı seviyoruz biz aslında size. Olaylara yüklediğimiz duygular, insanlara aktardığımız yalanlarımızla birleşmeye görsün hele ne çirkinliklerimiz varsa anında ifşa programına düşüyoruz. O yüzden güzel görmenin ve doğru aktarmanın da ayrı bir yalan olduğu fikrinden asla taviz vermiyoruz. Çünkü ne kadar kaçarsak kaçalım sonumuz toprak, g*tümüzü yırtsak sonu toprak. Elimizde böyle bir altın veri varken acaba bilişsel devrimini 100 bin yıl önce gerçekleştirmiş varlıklar olarak neye inanmamız gerektiğini nasıl bilebiliriz? Nasıl emin olabilir fikirlerimizin harikalığından da yansıtılana eleştiri sunabiliriz?

Bilemediklerimiz kuşağına yeni yeni sorular eklesek de aslında hep aynı soruyu soruyoruz.

Ne kadar varsın ve neredesin? Hayat gözlerinin önünden akıp giderken vizörleri kapatıp uyurgezer gibi içinden mi geçeceksin? Yoo… Bu söylediğimize biz bile inanmıyoruz. Bu kadar düşmek ancak karanlıkta kaybolmakla mümkün ki, karanlığa biraz ışık tutunca ortalık yine “gerçek” diye adlandırdığımız ışıkla gözümüzde patlayacaktır.

Çok ta uzun uzadıya çirkinleşmeden sizi Room 8 adlı bu enteresan yapımla baş başa bırakıyoruz. Bizi soracak olursanız büyüklerimizin ellerinden, küçüklerimizin taç çakralarından öpüyoruz. Hep beraber, iyi yaşayalım.