“Presto” ile Animasyon Filmler Kuşağına yeni gelen arkadaşlarımızdan birini, sahibinden istediğimiz uygun bütçeli başlık parasının hakkıyla verdiğini haklılıkla biliyorduk…

Pixar Animasyon önemsediğimiz bir tavra sahip, az iş öz iş yapan, bir türlü proje seçemeyip çok fırsat kaçıran, ince eleyip bokunu çıkaran bir tarza tabi olsa da tabi ki izleriz işlerini, hatta kendimizi bırakmadan izleriz. Geçemeden kalır, ekrandan toz koparmayız evelallah.

Değiştirdiğimiz kelimeler anlamını yitirirken senin benim gibi insanların imansız olduğu fikrine mi inanıyordunuz? Koca koca adamlar nasıl da yalan söylüyorlar inanmışlıklarıyla diye bakıyorken küçücük çocuk bedenleri hor görmeyi, anlamsız bir seviyesizlik fikrinin ortasına atıp ihmal etmeye ise ayrıca bayılıyorduk.

Hedef kitlemizi ölçmeye çalışan arama robotu gibiyiz aslında. Neyin ne olduğu konusunda bir fikri olmayan insanlarız hepsi hepsi şunun şurasında. Özellikle “benim fikirlerim” diye bağıran sancılı varlıkların sancısına ortak olmadığınız için hepinizi tek tek çok seviyoruz. “Biz bize, gel benimle beraber bir yaşayalım demiş varlıklarız” en nihayetinde.

Animasyon “Presto” ise tam bu noktada bize bir ders vermiyor gibi dursa da bakmasını bildiğimizde görebiliyorduk da ne izlediğimizi. Kutsallık arayışlarımız esasına kadar götürüyoruz bizi. Düşüncesizce düşünceleriniz, düşüncelerimizle birleşiyor ve anlıyoruz ki elini şapkadan sokup tavşana ulaşmaya çalışan büyük birader’e elimizi uzatmazsak ona verebileceğimiz bir şey de kalmıyor. Bu da bize, “istersek onunla olmaya devam etmeye ya da istersek kendi kendimizi yeniden inşaa etmeye yönlendiriliyoruz” hakkını veriyor.

Amaçların araçları olarakta adlandırdığımız bu Animasyon Pixar yapımı. Pixar‘ı hatırlamayanlar Toy Story‘de patlayacaktır. Pixar Animasyon Şirketi 1986 yılında Steve Jobs tarafından 12.699 Milyon Dolar’a Lucas Film‘den satın alınmış bir teknoloji ve yapım şirketidir. Tekrarlarsak;

1986 yılında 12.699 Milyon Dolar

Bizce büyük bir rakam tabi o yıl için ama herkes bilincindeymiş neyin ne kadar edebileceğinin.

Pixar Animasyon Yapım şirketinin yükselişi.

Düşündüğünüz gibi değil diyemeyiz ve evet haklısınız. 1995 yılında Toy Story (Oyuncak Hikayesi) daha fazla büyüyemeyecek hale gelmiş yapım sektörlerinin ağababası Disney için tehdit olmaya başlamış.

$30,000,000

Bu miktar Oyuncak Hikayesi filminin dünya çapındaki toplam hasılatı.  Bir film yapıp 30,000,000 dolar kazanılabilen işlerin de olabileceği Pixar sayesinde dikkat çekince Disney, Pixar’ı muhtemelen alttan girip üsten çıkma yoluyla satın almıştı. Son filmi 10 milyar dolar kazanmış bir şirket, herhangi bir tavra 7,5 milyar dolara satılmış olabilir gibi bir fikre vardık.

Anladık ki Sebahattin Ali’lerin ya da Kutsal Abilerin kendilerinden sonraki nesillere bırakacak büyük mirasları olsaydı muhtemelen ülkecek almış yürümüş olacaktık bu konuda da ama önümüze bişey düşmüş göremiyoruz önümüzü. Olsun, günün birinde biz de görürüz.

Animasyonu sizlere aktarırken izlediğinizin ardından aklınızda kalanı detaylarda bizimle de paylaşırsanız ya aşağıda? Biz de bilelim sizleri. Kimmişsiniz? Neymişsiniz? Neciymişsiniz? Kimin oğlu falancanın akrabası mıymışsınız? Ülke ID’sine sahip alanlarda klonlanmış varlıklar gibi görünüp kendimizi kanıtlayabilecek kadar farklı hissediyoruz. O zaman bi’ tık da comment’e pls.

İyi Filmler!