3D animasyon filmlerden, 5 boyutlu dünyaya geçişimiz hakkında, görüşebileceğimizi düşündüğümüz bir kaç enteresan sıra beklememiz var bizim de sizin kadar. Değerli olduğumuzu biliyorsak, bunu kendi kendine yaşamanın tadına varmaktan geri kalmayalım.

Sıra beklemeyi sevmeyen bir yönümüz mü var? Bi kapanan bi açılan bilinç meyveleri gibi. Sağda solda dalında duran, düşmeyi bekleyen. İç içe geçen dünyaların dışına merhaba demişken bugün, kaçacak bişeylerinin olmamasına üzülür müydün sevinir miydin sorusunu da akıllarımıza getiriyor 3d animasyon film.

Koşturmacalı hayallerimizde zaman zaman çalan bir kapı sesi daha geldi, kaçırmayın.

Kızınca örneğin; öküz, öküzdür işte deriz. Samimiyetimiz ne dışta ne içte? En içte… Ne kadar derken bulduk kendimizi salaklamaya yüz tutan kafamızdan da kendisine verecek görevi olmayan bir akrep budalasının korkutucu gölgelerinde miydik acaba bir sonraki yaşam alanımızda? Sormadan edemedik ama animasyonun sıra sıra işleyen konusunu ayrıca çok sevdik. Ne içten, ne bizden!…

Kendi başına seksüel obje olarak insan figürü ve yaşam tarzı

Senin neye saygın var ki beni hiçe sayarmış gibi yapıyorsun dedirtti içimizden bize 3d animasyon film. İzleyenlerin beğenisinden kaçmayacağını düşündüğümüz bir başka mecra da; aslında kötü kokuyordun da kendine mi çaktırmak istemiyordun fikri? Ayıp lan dedirtsen de sen haklısın elbet finalde. Neden tartışalım ki koyunun başına geleni gideni? Yaşam alanımızı ilgilendirdiği kadar var tüm şeyler, bütün zamanlarımızda.

Konusu konusuz konuları, canlandırarak konuşuyoruz ve konu şurdayken buraya geçiyoruz. Cümleler arası bağları esnetip, zihninde karşılık bulamayınca da sıkışıyoruz. Anlamak için anlamlandırman ve adlandırılmış olman gerçekten senin için önemli. Biliyoruz, saklıyorsun. Kimden kimi? O hoş bir soru tabi. İçi var bucağı yokmuş gibi. Gibi gibi dikkat etmeli neye hizmet ettiğine insan. Karanlığı aydınlatınca bunun bitiş olduğunu mu zannediyoruz? Orası bizim sonumuzun başlangıcı olsa da kendi başlangıcında sonsuzluğa ulaşmaya çalışan başka bir yaşam boyutumuz daha var. Ağır mıymış sallanan?

Yüzbinmilyartrilyar yıldır bilinmeyenlerin ortak sorusu olarak; “Yaratıcının İsme Dayalı İfadesi”

Yaratmanın, isme ihtiyaç duymayan yaratıcıya ait olduğunu düşünsek de biz, bir elimiz yağda bir elimiz balda ne yapıyorduk tam olarak o ortada? Burada. Eserek mi geçirecektik hayatlarımızı yoksa esmeden esnemeye mi çalışacaktık, antep fıstığını, tırnaklarımızla, ortadan bölmenin heyecanına varırken? Hiç biri bilinmezken, biz sizi nerden biliyoruz? Siz kimsiniz? Biz de bilmiyoruz sizin gibi. Ama merak ediyoruz; sahip olduğumuza inandığımız tüm haklılıklarımızı 5 dakikalığına salıversek bizden ve haliyle senden geriye ne kalırdı?

Bizce işte yaratıcı, ifade edilmeyi bekleyen cümle, dinlerken yükselten şarkının kadın vokali. İç mimarlık ofisi. Grafik tasarım ajansı. Ajans kafası. Sermayenin Köpeği falan derken geldik üç noktalara… Şimdi bizce burası çok önemli ki size aktarmak istediğimiz şeyin sadece dünyevi bir sistemden çok çok çok çok daha ve daha fazlasına sahip olduğunu düşünerek bilmeyi denemenizdir. “Hayalindeki en büyük yer sadece evren kadar büyükse, cidden hayal gücünde bir tıkanma olabilir.” Sen yine de dikkat et benliğine. Etten kemikten olan benden sana ama arada gerçeklik bağı da varsa ne âlâ. Ne alaka?
Di mi?…

Dünyaya neden geldim acaba sorusuna cevaben “The Counting Sheep”

Koyunları, ekosistemin en üstünde yer aldığı düşünülen insanla eşleştirmek yapılabilecek en büyük ayıp ve artık eleştiri bile sayılamayacak kadar kabalaşmış, etten şişme bir yelpaze olabilirdi bizce. Yüzlerimizi kızartacak sıcağı rahatlatan. Gecenin geçtiği gidenin kalmadığı bir aralıkta neler var yeni, neler yok hiç anlamadık diyebiliriz size sizinle ilgili ama bir kaç duygu sonunda. Ne kadar uzun bir anlatım olabilirdi? Bir de bunu izlerken keşfedelim.

3D animasyon film ile başbaşa bırakıyoruz, sizi ruhlarınıza emanet ederek. Sayıca üstünüz, görüntüleri en iyi nasıl yorumlarız? Bir yorumunuzu atın da izlediğinizden bişey anlayalım beraberce de. Nasıl olsa kimse görmedi diyip geçmemek adına bir katılımın bir başka katılımcıya ev sahipliği yapabileceği bir ağacı çevreliyoruz.

Nice güzelliklere, iyi seyirlerimiz daim olsun.