Zombi muhabbetlerini artık biliyoruz çünkü o kadar fazla dizi ve filmde burnumuza sokuldu ki, zombiler ne yer ne içer neye sinirlenir, moralleri nasıldır falan hepsini öğrenmiş durumdayız. Üstelik zombi fanları hiçte azımsanacak sayıda değil. Hatta belki de sen onlardan birisin. Eğer öyleysen şanslısın çünkü senin harika bir zombi kısa film bulduk. Yok eğer zombi o kadar bana göre değil diyorsan yine de ilgini çekecek ve değer verilesi bir senaryo karşında haberin olsun. Lafı hiç uzatmadan seni kısa film tesri ile baş başa bırakayım.

Zombili Kısa Film: Already Dead

Kısa film senaryosu ve yönetmenliği tek bir kişiye ait. Zombi hayatına farklı bir bakış açısı katan isim Michael James Dean. Süresi 16 dakika. Kısa flm oyuncuları ise Darren Ruston, Luke Shaw, Shelley Davenport ve Tony Cook.

Kısa film senaryoları arasında açık ara bir ilginçliğe sahip. Konusu şöyle: zombi salgınından 15 sene sonra insanların arasına karışmış olan ve kendilerine ait bir yaşam tarzı belirleyen zombilerin hayatlarını sorgulayan bir belgesel. Sorguladığı nokta ise şu “acaba insanlar gerçekten zombileri benimseyip kendi hayatlarına alabildiler mi?” cevabı merak ettiniz değil mi?

Already Dead Dikkatleri Üzerine Çekiyor

Kısa Film Senaryoları
Kısa Film Senaryoları

Filmin prodüksüyon kısmında Posh Dinosaur Productions yer alıyor. Şimdiden söylemeliyiz ki, kısa filmin fanları oluşmuş durumda bile. Dikkat çeken başka bir konu ise teaser izlerken duyduğunuz o müzik. Eğer ne olduğunu kimin söylediğini merak ettiyseniz sizi hiç uğraştırmayalım ve Of Course Not grubunun “i love you forever” parçasını dinlemeye alalım. Ancak öncesinden parçanın en az kısa film kadar beğenildiğini belirtmek isteriz.

Already Dead ilk duyduğunuzda zombi korku filmi gibi geliyor olabilir ancak aslında bir komedi kısa filmi ve performanslar oldukça başarılı ve gerçekten komik. Bu kadar beğeni sonucunda tabi ki ödüller arkaya arkaya gelmiş. Kısa film yarışması alanından ödüllerle dönen Already Dead, ırkçılık ve önyargı gibi kavramlara uzaktan bakabilmenizi sağlıyor. Ufaktan bir dokundurmadan ve zihninizi rahatsız etmeden yakanızı bırakmıyor. Sonuç olarak izlemeye değer.